radyo, siir, network, foto, sohbet,,,,
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
En son konular
» Grup Yorum
C.tesi Mayıs 01, 2010 7:34 pm tarafından beko_lg

» Din Konusuna Yaklaşımda İpuçları - Metin Çulhaoğlu
C.tesi Mart 20, 2010 4:08 pm tarafından Cemo

» Turhan Selcuk
C.tesi Mart 13, 2010 12:40 am tarafından mahir_che

» 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün 100. Yılında Buluşma Noktaları
Cuma Mart 05, 2010 11:32 pm tarafından Cemo

» Yeni bulusma yerimiz
Cuma Mart 05, 2010 5:20 am tarafından Yoldaş

» Adobe Acrobat 9.2.0 Professional Extended
Paz Şub. 28, 2010 8:08 pm tarafından mahir_che

» Tekel Iscilerinin Direnisi
Paz Ocak 31, 2010 5:06 pm tarafından mahir_che

» Ugur Mumcu Cinayetinde son durum;
Paz Ocak 31, 2010 4:41 pm tarafından mahir_che

» .................
C.tesi Kas. 14, 2009 2:14 pm tarafından faruknur

» Acronis True Image
Paz Kas. 01, 2009 2:05 am tarafından mahir_che

En iyi yollayıcılar
Cemo
 
isyan_ateşi
 
mahir_che
 
turgay06
 
Admin
 
talatcocu
 
Red_hangman
 
cirkin kral
 
ATHENA
 
beko_lg
 
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 77 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 3:57 pm tarihinde online oldu.
Istatistikler
Toplam 55 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: TuErSa

Kullanıcılarımız toplam 196 mesaj attılar bunda 136 konu

Paylaş | 
 

 Sinağrit Baba'yı İkna Etmek - Asaf Güven Aksel

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Cemo
Yeni Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 128
Yaş : 34
<<>> :
Kayıt tarihi : 03/09/08

MesajKonu: Sinağrit Baba''yı İkna Etmek - Asaf Güven Aksel   C.tesi Mayıs 23, 2009 3:30 pm

Sinağrit Baba’yı İkna Etmek - Asaf Güven Aksel

Sinağrit Baba, takılacağı oltayı seçme özgürlüğüne sahipti. Denize kırmızının türlüsünü yayan bir lodoslu havada, derinlerdeki lacivertliğe yakamozlar saçan iğnelerin, kurşunların, misinaların sandallardaki sahiplerini kişilik testine tutarak dolaşıyordu, kendisini teslim etmeye değecek bir yemi ararken. Gururlu bir yoksul olmalıydı, kibirli değil. Cesur olmalıydı, korkak değil. Dürüst olmalıydı, içten pazarlıklı değil. Bu niteliklere sahip olmayanların oltasına takılan balıkların, yakamoz ışıltılarına kandıklarını bilirdi Sinağrit Baba. Ya misinaları keserek, ya iğneleri dümdüz ederek korurdu onları. Ama, artık yorgundu, anlamıştı canlılar âleminde, tek kişinin aklının, diğerlerini kurtarmaya yetmeyeceğini. Hemcinslerini korumak isteyenlerin, hep birlikte yakamoz saçan ipleri koparması gerekiyordu, öyle ya, hadi şimdilik Sinağrit Baba üstlenmişti bu işi diyelim, peki o tutulduğu zaman ne olacaktı? Bu düşüncelerle dolanıp dururken, kokladığı bir oltayı tutan elin, mağrur, cömert, cesur, dürüst bir adama ait olduğunu sandı ve yemi ağzına aldı. Sonra, sandalın döşemesinde çırpınarak, yaptığı seçimden bin pişman, hayıflanarak öldü. Sudan çıktığı an fark etmişti ki, o eller, bu niteliklere sahipti ama, bütün bunları hayatın içinde sınamamış, zorlu bir durumda kalmamıştı ki, gerçekten böyle anılmayı hak etmiş olsun.

Sait Faik, Sinağrit Baba’nın, son nefesini hiçbir insanlık imtihanı geçirmemişin sandalında mağlup olarak verdiğini yazmıştı.

Sinağrit Baba’yı tutan balıkçı, Brecht’in kurşuna dizdiği iyi adamı çağrıştırır. O satın alınamaz, tıpkı eve düşen bir yıldırımın da satılık olamayacağı gibi. Dürüstçe söyler fikrini, ama fikri nedir? Yüreklidir, ama kimin karşısında? Bilgedir, ama kimin için kullanır bunu? Kendi çıkarını gözetmez, ama kiminkini gözetir? Dosttur, ama kimin dostu? Bu “kendinde iyi” niteliklerini yok saymaz Brecht ve onu iyi bir duvarın dibinde, iyi tüfeklerden çıkan iyi kurşunlarla vurur, iyi bir kürekle, iyi bir toprağa gömer.

Sinağrit Baba’nın etrafı kırmızı içi aydınlık siyah gözlerini hiddetle söndüren de, Brecht’i idam mangasına gönüllü yapan da aynı şeydir. İnsanlık sınavına girmemiş nitelikler. Pratik, sadece teorinin anası değil, sınanmadığı müddetçe bir iddiadan ibaret niteliklerin de turnusoludur. Kendi halinde yaşayıp gidenlerin iyilikleri, Sinağrit Baba’yı kahrolmaktan kurtarmaz.

Bunları hep söyledik, bu niteliklerle örülü bir dünya yaratma mücadelesine, saflarımıza çağırdık. Sait Faik’i anımsamışken bir ada gezisinde, bir adım daha atalım.

Komünistlerin, binbir badireden geçerek niteliklerini kanıtlamış olmaları, “kendinde şey” kaldıkça, bir takdir edilme vesilesi olmaktan öte anlam taşımıyorsa, yakamoz yaratan misinaları hep birlikte dişleyerek koparmaya ikna etmeye yaramıyorsa, toplum nezdinde Brecht’in “iyi”, Sinağrit Baba’nın “cesur” insanı olmaktan yeterince kurtulamadıkları anlamına gelir.

Burada aşılması gereken eşik, artık niteliklere sahipliğin kabul ettirilmesi değil, bunların sokaktaki hayata katışması, hâkim oldukları bir dünyanın mümkünlüğünün gösterilmesidir. Başka bir deyişle, var olanın yerini alması önerilenlerin, küçük ölçeklerde de olsa, sınava tabi tutulmasıdır. Bir iddianın vücuda getirilmiş örneklerini, Sinağrit Baba’ya göstermemiz gerekiyor. Nitelikleri sınanmışların, kendilerini bireyler olarak “takdire şayan” kılmak değil çünkü dertleri, “yeryüzünün çehresi”ni değiştirmek. Şimdi Sinağrit Baba, “bana deha değil, belgeler gerekli” diyen şairlerin olduğu sularda, kendi deneyimi ve Brecht okumuşluğuyla, çıtayı yükseltmiş olarak dolaşıyor.

Bunu, “iyisiniz, hoşsunuz da...” diyenlerden biliyoruz. Demek, Sinağrit Baba’nın kendini içi rahat olarak teslim edebileceği ellerimiz olması yetmiyor.

Bize, “şimdi bunları bir örnekle gösterin” denildiği zamanlardayız belki de... Artık sahne aldığımızda nelerin değişebileceğini gösterir prova alanları bulmalıyız, yaratmalıyız. Bir muazzam kuşatmada gedikler açmalıyız.

Buna kafa yoralım, yeterlilik sınavına...

www.sol.org.tr (23 Mayıs 2009)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Sinağrit Baba'yı İkna Etmek - Asaf Güven Aksel
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Deep Freeze - Katil Noel Baba
» TeamSpeak'a Nasil Katilicam ve R Olucam Diyenler<<<<

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
enternasyonal-forum :: Siyaset :: Köşe Yazıları-
Buraya geçin: